Topuk dikeni tedavisinde yeni yöntem

818060_detay

Sabahları yataktan ayağınızdaki ağrılar nedeniyle kalkamıyor, ilk birkaç adımda topuğunuzda zorlanma hissediyor ve yürüme güçlüğü yaşıyorsanız sorununuz topuk dikeniolabilir. Sorunun giderilmesinde yeni uygulanmaya başlanan PRP adlı yöntemin yüz güldüren sonuçları var.

Topuk dikeni, ayak tabanında bulunan, “Plantar fasia” adlı zarın kronik olarak zedelenmesisonucu oluşan bir sorun. Ayağın iç kısmında bulunan çukurluk sayesinde ayağa gelen yükler dengeli bir şekilde dağıtılarak yumuşak dokular vekemiklere aşırı yük gelmesi önleniyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Bahadır, “Ayak arkının çökmesi, aşırı ayakta kalma, uzun yürüyüşler, kötü ayakkabı alışkanlıkları gibi nedenler taban zarınınaşırı gerilmesine yol açıyor” diyor. Kronik zedelenmeden kaynaklanan zarda kalınlaşma ile zarın topuk kemiğine yapışması sonucu yumuşak doku ödemi oluşuyor. Ayak taban zarınındaki bu romatizmal sorun, “Plantar fasiit” olarak adlandırılıyor. Hastalık ilerledikçe bu zar kalınlaşmaya başlıyor ve topuk kemiğine yapıştığı noktada kronik zedelenmeler ortaya çıkıyor. Vücut bu bölgede yeni kemik oluşturarak stresi azaltmaya çalışırken, oluşan kemik yapının sivriliği topuk dikeni olarak adlandırılıyor.

SABAH AĞRISINA DİKKAT!
Topuk dikeninin en önemli bulgusunun ağrı olduğu belirtiliyor. Bu ağrı kişiyi özellikle sabahları rahatsız ediyor ve hasta yataktan kalktığında bir süre topuğuna basamıyor. Hastalık ilerledikçe ağrılar gün içine yayılmaya başlıyor. Sert tabanlı ve topuklu ayakkabılar bu sorunda rahatsız edici olabiliyor. Ağır vakalarda ayakta durulan her an azap veriyor ve bu ağrılar dinlenme durumunda bile devam edebiliyor.

İLTİHAPLI OMURGA ROMATİZMASI OLABİLİR
Topuk dikeninin tanısı (henüz oluşmadığı plantar fasiit döneminde) iyi bir muayene sonucunda konuyor. Bu aşamada, MR ve ultrason görüntüleme ile taban zarında meydana gelen ödem ve kalınlaşma tespit ediliyor. Dikenin topuk kemiğinde zarın yapıştığı yerde oluşması halinde basit bir röntgen tanı koymada yeterli olabiliyor. Ayak altı ağrısı ve topuk dikeninin, iltihaplı omurga romatizmasının ilk bulgusu olabileceğine dikkat çekiliyor. Topuk arkasında meydana gelen ağrı ve tedaviye direnç bu sorunun mutlaka araştırılması gerektiğini gösteriyor.

CERRAHİNİN YERİ YOK
Topuk dikeni tedavisinde çok özel durumlar hariç cerrahinin yeri bulunmuyor. Hafif vakalarda antiromatizmal ilaçlar, aktivite kısıtlaması ve ayakkabı modifikasyonu yeterli olabiliyor. Özel tabanlıklar ile topuk kısmı delinmiş topuk desteklerinin de sorunun çözümünde işe yaradığı belirtiliyor. İnatçı vakalarda topuktan kortizon enjeksiyonu yapılıyor. Tedavinin kısa dönem sonuçları iyi olsa da yüzde 40-50′ lere yaklaşan oranda tekrarlama eğilimi bulunuyor. Bunda enjeksiyonun yanlış yere yapılmasının da rolü olduğu belirtiliyor. Doç. Dr. Cengiz Bahadır, “Bu nedenle bu tip iğnelerin ultrason görüntüleme ile yapılması gerekiyor” diyor. ESWT olarak adlandırılan şok dalgası son yıllarda sık kullanılsa da sonuçlarının kortizon iğnesine oranla daha kötü olduğu ve işlem sırasında hasta ağrı duyduğu için tercih edilmediği belirtiliyor.

TOPUK DİKENİ TEDAVİSİNDE YENİ YÖNTEM: PRP
Son yıllarda farklı tedavi alanlarıyla karşımıza çıkan, topuk dikeni tedavisinde ise yeni uygulanmaya başlanan PRP (Platelet Rich Plasma) trombositten zengin plazma anlamına geliyor. Bu yöntemde ilaç, hastanın kendi kanından hazırlanıyor ve hazırlanan solüsyon hastaya enjeksiyon olarak uygulanıyor. PRP sıvısının içerdiği yüksek oranlı büyüme faktörleri zedelenmenin olduğu plantar fasia ve topuk dikeni bölgesindeki yapıların hücrelerini uyararak o bölgedeki iyileşmeyi hızlandırıyor. Yakın geçmişte yapılan araştırmalar, farklı tedavilerle sonuç alınamayan topuk dikeni vakalarında yüz güldürücü sonuçlara işaret ediyor. Uygulama birer ay arayla iki kez yapılıyor. PRP tedavisinin etkilerinin; diz ve kalça gibi eklem romatizmaları ile tenisçi dirseği gibi tendon romatizmalarında ispatlandığını söyleyen Doç. Dr. Bahadır, “Artık topuk dikeni ve plantarfasiitin de PRP tedavisinin kullanım alanına girdiğini söyleyebiliriz” diyor. Tedavi bir çok inatçı kas ve iskelet sistemi hastalığında, ” Yeniumut” olarak değerlendiriliyor. Buna karşın tüm diğer tedavilerde olduğu gibi PRP tedavisinin de aktivite modifikasyonu ve uygun egzersiz programı ile desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

Uzun süre ayakta kalmak topuk dikeni nedeni

Fizyoterapist Gökhan Aygül,’Yanlış ayakkabı seçimi ve uzun süre ayakta kalmak topuk dikeni oluşmasının nedenidir’ dedi.ene Ekle

uzun-sure-ayakta-kalmak-topuk-dikeni-nedeni-3736022

Fizyoterapist Gökhan Aygül, sürekli oturarak çalışmanın sağlığı olumsuz etkilediğinin herkes tarafından bilinmekte olduğunu belirterek, “Ancak uzun süre ayakta çalışmak da bir o kadar sakıncalıdır. Yanlış ayakkabı seçimi ve uzun süre ayakta kalmak topuk dikeni oluşmasının nedenidir.” dedi.İnsan vücudunun düzenli aralıklarla hareket etmesi ve dinlenmesi gereken bir mekanizma olduğunu kaydeden Fizyoterapist Gökhan Aygül, “Uzun süre oturmanın ya da ayakta durmanın bazı sağlık problemlerini ortaya çıkardığı yapılan araştırmalar ile ortaya konulmuştur.Uzun süre ayakta durma; alt ekstremitelerde yorgunluk ve konforsuzluk, şişlik, venoz dönüşte bozukluklar, bel ağrısı ve tüm vücutta yorgunluk gibi sağlık sorunlarına neden olur. Topuk Dikeni: Uygunsuz ayakkabı seçimleri, uzun süre ayakta kalınan işlerde çalışmak yürürken topuğa veya ayak parmaklarına fazla yüklenmek gibi yürüme hataları ilerleyen yaşla birlikte ayak deformasyonlarının ve topuk dikeninin temel nedenleri arasındadır. Topuk dikeni, topuk ağrılarının en sık görülen sebebidir. Topuk dikeni hastalığı ayak tabanı zarının bir çeşit iltihabıdır. En önemli şikayeti ise ağrıdır. Ağrının özelliği,istirahat de olmayıp ancak hareket halinde ve özellikle yere basıldığı zaman oluşmasıdır.Öyle ki sabah kalkıldıktan sonra ilk adımlar atıldığı zaman ağrı hissi başlar ve bir müddet yürüdükten sonra ilk ağrının şiddeti azalır. Ancak akşama tekrar ağrı başlayabilir. Ağrının yeri genelde ayak tabanı ile ayak iç bölgesi arasıdır.” diye konuştu.Topuk dikenine karşı önerilerde bulunan Fizyoterapist Gökhan Aygül, şöyle konuştu:“İnşaat işçileri, öğretmenler,sağlık çalışanları, boyacılar, elektrikçiler,tesisatçılar, itfaiyeciler, bakım işçileri daha çok ayakta çalışmaktadır. Uzun süreli ayakta ve uygunsuzpostürlerde çalışma durumunda olan sağlık çalışanlarının kendileri risk altında olabildikleri gibi, bu pozisyonların getirdiği sağlık riskleri nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarının sağlık sorunları ile de ilgilenmek durumundadırlar. Ayakta çalışma sırasında sorunları en aza indirebilmek için çalışan kişinin çalışma yüzeyinin ve çalışma ortamının kişiye göre ayarlanması gerekir. İş görenin hem kadın hem erkek olabileceği, yapılan işin bazen hassas iş, bazen büyük kuvvet isteyen iş olması durumunda, tek çözüm yüksekliği ayarlanabilir tezgahları kullanmaktır. Böylelikle hem ulaşabilme hem de rahat çalışma kriterleri sağlanmış olur. Eğer çalışma yüzeyi yüksekliği sabit ise ayakta çalışanlar için en uzun kullanıcıya göre ayarlanmalıdır. Daha kısa boylu kullanıcılar için, ayakların altına bir platform koyarak yükselmeleri sağlanmalıdır. Ayakta konforsuzluk ve yorgunluğu azaltmanın bir diğer yolu uygun ayakkabıların kullanılmasıdır. Ayaklarda çalışma gününün sonunda sıvı retansiyonuna bağlı şişme olur. Ayakta dururken şişmeleri düşünerek ayakkabı numarası normalden ½ veya 1 numara daha büyük olmalıdır. Ayak parmakları hareket edebilmeli, ayak rahat olmalıdır. Ayakkabı tabanı basılan yüzeyi kavramalı, kaymamalı, topuğu 5 cm’den yüksek olmamalıdır. Ayrıca ayağa giyilen çorap ta uygun olmalıdır. Kas iskelet sistemi rahatsızlıklarını azaltmak için verilecek iş aralarının önemi büyüktür. 8 saatlik çalışma süresince kişi 5 saat ayakta çalışıyorsa, 5 saat maruziyet süresine karşı 3 saat iyileşme süresi olmalıdır. İyileşme, aranın ilk birkaç dakikasında gerçekleşir. İyileşme süresi arttıkça iyileşme oranı azalır. Eğer iyileşme 60 dakikada tamamlanıyorsa ilk 4 dakikada yorgunluk yüzde 100’den yüzde 75’e düşer. Yüzde 25’e düşmesi için ise 42 dakika gerekir. Diğer bir deyişle, yorgunluğun azalması için 5 dakika gibi kısa aralar 15 dakikalık aradan daha faydalıdır. Kısa çalışma periyodları ile daha az yorgunluk hissedilir.”

topuk dikeni

Topuk dikeni ve nedenleri

Daha çok tüm gün ayakta duran insanlarda ya da bunun yanı sıra yürüyen ve ayağını daha fazla zorlayan kişilerde görünen topuk dikeni aslında bir nevi günümüzün hastalığıdır. Bu rahatsızlık kişide zaman zaman olmakta ve doğru tedaviler sonrası geçmektedir. Elbette bir daha olmayacak diye bir kural yok ama genel olarak ayak bakımları düzenli olarak yapılıp, çok fazla ayaklarınıza baskı uygulamadığınızda sık sık yaşayacağınız bir durum değil.

Sizler ayaklarınıza özellikle doğru yük problemi uygulamakta da oldukça dikkatli olmalısınız. Buna doğru orantılı olarak fazla kilolardan kurtulmalı ve aldığınız ayakkabılara da çok dikkat etmelisiniz. Eğer tüm gün ayaktaysanız mutlaka rahat bir ayakkabı tercih etmelisiniz. Topuk dikeni tedavisi sonrasında da bunları uygulamalı ve daha rahat bir yaşam sürmelisiniz

Genellikle kendini topuk ağrısı olarak belli eden bu rahatsızlık gerek doğal yöntemler ile yani bitkisel ilaçlar ile ya da medikal ilaçlar alınarak giderilir. Bu ağrıyı sizler tam olarak kestiremeyebilir ve ayak ağrısı ile doktora başvurduğunuzda gerekli kontroller sonrası ortaya çıkabilir.

Aslında evde kendiniz de basit egzersizler yaparak tedaviye katkıda bulunabilirsiniz. Zaten doktorlara başvurduğunuza sizlere bunları anlatacak ve mutlaka uygulamanız istenecektir. İlk olarak her akşam sıcak su doldurup içine bir tutam kekik atarak ayaklarınızı rahatlatabilir ve var olan ağrıyı hafifletebilirsiniz. Diğer bir uygulama ise olduğunuz yerde dahi yapabileceğiniz bir uygulamadır

Ayaklarınızı uzattığınızda parmaklarınızı kendinize doğru çekecek ve gereceksiniz. Bu hareketi birkaç kere tekrarladığınızda dahi hemen ayaklarınızın rahatladığını hissediyor olacaksınız. Bunun için illa topuk dikeni rahatsızlığı yalıyor olmanıza gerek yok. Her zaman için bu egzersizi yapabilir ve daha az acı ile karşılaşmayı deneyebilirsiniz.

Elbette bunların yanı sıra doktorunuz tarafından sizlere de belli ilaçlar verildiyse kullanıma devam etmelisiniz. Her ikisini birden devam ettirdiğinizde kısa bir süre sonra geçecek ama dikkat etmemeniz dâhilinde daha sonra tekrar ortaya çıkmaktadır.

Genele bakıldığında topuk dikeni ve topuk ağrısı kadınlarda daha sık görülmektedir. Bunun bir nedeni ise kadının özellikle evlendikten sonra sorumluklarının artması ve hem iş, hem ev hem de çocuk karmaşası derken kendilerini yormalarıdır. Elbette erkeklerde mevcut olarak çalıştıkları iş alanlarında da bu rahatsızlığı yaşayacak durumların içinde olabilir. Unutmayın ki sağlığınız biraz da sizin elinize. Ne kadar bakımlı ve dikkatli olursanız sorunlarınızdan o kadar kolay kurtulmuş olursunuz.

topuk dikeni tedavisi

Topuk dikeni tekrarlar mı?

Eğer sizlerde yakın zamanda topuk dikeni rahatsızlığı yaşadıysanız ve gerek doktor kontrolünde gerek dikkatli olarak bu rahatsızlığı yendiyseniz hem seviniyor hem de acaba tekrar bu durumu yaşar mıyım diye merak ediyorsunuz. Şunu unutmayın ki bu rahatsızlık siz hayat tarzınızı değiştirdiğiniz için yok oldu. Yani aşırı kilodan dolayı olan topuk dikeni kilo verilerek, çok yoğun topuklu ayakkabı giyen ve rahatsız ayakkabı tercih edenler, daha normal ve rahat ayakkabıları tercih eder. Bunun yanı sıra tüm gün ayakta kalan ya da gezen kişiler bu alışkınlıklarını değiştirerek ağrıların yok olup gitmesini sağlamış ve doktor tavsiyesi ve desteği ile de başarmış olacaktır.

Tün bunları yapmaya deva m ederseniz elbette başarılı olma oranınız çok ama ok fazla. Ama sizler bir süre sonra bu dediklerimizin hepsini tekrar yapmaya başlarsınız topuk ağrıları ve dikenleri tekrar kendini gösterecektir. Bu konuda en büyük sorumluluk ize düşüyor ve dikkatli olmanız gerektiğini iyice biliyor olmanız. Sizler gerekli bakımlarınızı da ihmal etmeden ve ayaklarınızı yorduğunuzda sıcak suların içinde dinlendirerek her zaman acısını azaltabilirsiniz.

Topuk dikeni tedavisi aslında acı vermeyen ama süreç isteyen bir dönemden oluşur. Verilen ilaçların yanı sıra bu dediklerimize oldukça dikkat etmeniz gerekir. Özellikle anneyseniz ve çalışıyorsanız bu süreç sizler için daha zor oluyor. Sürekli ayaklara yapılan baskılar bitmiyor ve rahatsızlıkta kendini bitiremeden yeniden baş göstermiş oluyor.

Aslında topuk dikeni tedavisi  ile düzeni bir hayatın içine girdiğinizde hiç yaşamayacağınızı göreceksiniz. Bu birazda kişiye göre değişir. Bazı kişiler daha dayanıklı olduğu için topuk dikeni rahatsızlığını yaşamazlar ama bazı kişilerde de çok fazla yüklenilmeden görünebilir. Sizler özellikle kendi bedeninizi tanımalı ve nelere tepki vereceğini iyi bilmelisiniz. Ayakta fazla kalmamak ve ağır yükler taşımak size zor geliyorsa ve hatta zorluyorsa o halde farklı işlere yönlenmeli ve sağlınızı tekrar kazanmalısınız.

Topuk ağrıları ve dikeni kişinin yaşam kalitesini düşüren bir durumdur. Özellikle bir toplumda ayağa kalkıp yürümek istediğinizde verilen o ağrı sizi rahatsız edecek ev hem düzgün yürümeyecek hem de insanlara dert anlatmak zorunda kalacaksınız. Düzenli olarak egzersizlerinizi yapınız ve aşırı yüklendiğinizde önlemlerinizi alarak hemen durumu kurtarmaya çalışacaksınız. Sizler için geniş bir makale hazırladık umarız yardımcı olmuş ve sizlere ışık tutabilmişizdir. Yazımızı da bitirmeden mutlaka doktorlar ile de iletişim halinde kalmanızı önerdiğimizi unutmayınız.

Topuk dikeni tedavisinde PRP

PRP İngilizce “Platelet Rich Plasma” ifadesinin baş harflerinin kısaltması olup, “trombositten zengin plazma” anlamına gelmektedir. Bu yöntemde ilaç hastanın kendi kanından hazırlandığından doğal bir tedavi yöntemidir. PRP sıvısının içerdiği yüksek orandaki büyüme faktörleri zedelenmenin olduğu plantar fasia ve topuk dikeni bölgesindeki yapıların hücrelerini uyararak o bölgedeki iyileşmeyi hızlandırır.

Yakın tarihli araştırmalarda özellikle diğer tedavilerle sonuç alınamayan topuk dikeni vakalarında yüz güldürücü sonuçlar bildirilmiştir. Genelde bir bazen birer ay arayla iki kez uygulanmaktadır. PRP tedavisi diz kalça gibi eklem romatizmalarında, tenisçi dirseği gibi tendon romatizmalarında etkili olduğu zaten ispatlanmış bir yöntemdir. Artık topuk dikeni ve plantar fasiitin de PRP tedavisinin kullanım alanına girdiğini söyleyebiliriz.

Tabiki tüm tedaviler ve PRP tedavisi de aktivite modifikasyonu ve uygun egzersiz programı ile desteklenmelidir. PRP tedavisi bir çok inatçı kas iskelet sistemi hastalığında yeni bir umut olmaya devam etmektedir.

topuk-dikeni

Topuk dikeninde ne gibi tedaviler kullanılır?

Topuk dikenin tedavisi genelde konservatif yöntemlerle yapılır. Çok özel durumlar hariç cerrahinin yeri yoktur. Antiromaizmal ilaçlar, aktivite kısıtlaması, ayakkabı modifikasyonu hafif vakalarda yeterli olabilir. Özel tabanlıklar, topuk kısmı delinmiş topuk destekleri işe yarayabilir. İnatçı vakalarda topuktan kortizon enjeksiyonu işe yarar. Kısa dönem sonuçları iyi olsa da %40-50’lere yaklaşan tekrarlama eğilimi vardır. Bunda enjeksiyonun doğru yere yapılamamasının da rolü vardır. Bu nedenle bu tip iğneler ultrason görüntüleme ile yapılmalıdır. ESWT olarak adlandırılan şok dalgası son yıllarda sıkça kullanılmaya başlanmışsa da sonuçları kortizon iğnesine göre daha kötüdür ve işlem sırasında hasta ağrı duyabildiğinden çok tercih edilmemektedir.

Topuk dikeninde tanı nasıl konur?

Topuk dikeninin henüz oluşmadığı plantar fasiit döneminde iyi bir muayene ile tanı konabilir. Bu aşamada sadece MR ve bazen Ultrason görüntüleme ile taban zarındaki ödem ve kalınlaşma tespit edilebilir. Topuk kemiğinde zarın yapıştığı yerde topuk dikeni oluştuğunda artık basit bir röntgen tanıyı koymak için yeterlidir. Unutulmaması gereken önemli bir nokta ayak altı ağrısı ve topuk dikeni iltihaplı omurga romatizmasının ilk bulgusu olabilir. Özellikle topuk arkasında da ağrı varsa ve tedaviye dirençli ise bu hastalık mutlaka araştırılmalıdır.

Topuk dikeni ne gibi şikayetler yapar?

En önemli bulgusu ağrıdır. Bu ağrı özellikle sabahları rahatsız edicidir. Hasta sabah kalktığında bir süre topuğuna basamaz. Hastalık ilerledikçe sabah ağrıları gün içine yayılmaya başlar. Sert tabanlı ayakkabılar, topuklu ayakkabılar rahatsız edici olabilir. Ağır vakalarda artık ayakta durulan her an rahatsız edici hale gelir ve hatta ağrılar istirahat halinde bile devam edebilir.

topuk dikeni tedavisi, topuk agrısı tedavisi